Festival Günlüğü -1-
HAYAL PERDESİ - Festival 03.04.2011

Festival Günlüğü -1-

Festival boyunca gerek festivalden haberlere gerekse de festivalde izlediğimiz filmlerin yorumlarına yer vereceğimiz “Festival Günlüğü” bölümünün ilk bölümüne festivalden haberlerle başlayalım.

 

30. İstanbul Film Festivali dün geceki açılış töreniyle başladı. Bugün, iki hafta sürecek festivalin ilk günüydü. Bela Tarr’ın da katıldığı Torino Atı filminin gösterimi sonrasında, yönetmen Berlin’de kendisine verilen ödüllerden sonra dediği gibi, sinemayı bıraktığını, Torino Atı’nın kendisinin son filmi olduğunu yineledi. 

Wim Wenders’in son filmi Pina’nın Fitaş’taki iki gösteriminde de salonda boş yer kalmadı.

 

Fransız sinemasının önemli yönetmenlerinden Leos Carax’ın son anda festivale geleceği açıklandı. Yönetmen festival haricinde, 14 Nisan Perşembe günü saat 18.00’da Mithat Alam Film Merkezi’nde bir de söyleşi gerçekleştirecek.

“Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünde gösterilecek Kıyamet Gecesi filminin ilk gösterimi iptal edildi. Filmin kopyasının yetişmemesi yüzünden, 13 Nisan’daki gösterim yerine biletleri tükenen Küçük Beyaz Yalanlar isimli film gösterilecek.

 

Festivalin ilk gününden izlenimler;

 

Yeni Yıl

 

 

Bent Hamer’in bir Noel günü birbirinden farklı pek çok insanın yaşadığı olayları anlattığı Yeni Yıl (Hjem Til Jul, 2010) filmi, acı-tatlı insan hikâyeleri anlatıyor ve özünde yaşama ve insan olma hâline değiniyor. Norveç’in küçük bir kasabasında birbirinden farklı durumlarda kalan karakterlerin çıkmazları, genel olarak hayatın çıkmazlarına göndermede bulunuyor. Kuzey Işıkları altında kimileri yılbaşı günü yeni bir başlangıç yapma şansı elde ediyor; kimilerinin ise yolculukları ölümle sonuçlanıyor. Yönetmen hayat ve ölüm arasındaki ilişkiyi etkileyici öykülerle beyazperdeye taşırken, bu öykülerin çevresini de birbirine tezat oluşturan ama aynı zamanda da birbirini tamamlayan duygulardan oluşturuyor. Bu açıdan, filmde çaresizlik, tükenmişlik, yalnızlık kadar umut ve aşk da eşit derecede önem kazanıyor.

 

Hayatın acı-tatlı yönlerini merkezine alarak, trajikomik bir mizah anlayışı üzerinden kurduğu anlatım diliyle kendine has bir sinema yaratan Bent Hamer, son filminde de tıpkı Yumurtalar (Eggs, 1995), Mutfak Hikâyeleri (Salmer Fra Kjokkenet, 2003) ve O’Horten (2007) filmlerinde olduğu gibi basit ama bir o kadar da dokunaklı bir yapıma imza atıyor. Hamer, bir yandan Frank Capra’nın Şahane Hayat (It’s a Wonderful Life, 1946) filmindekine benzer şekilde Noel’i bütün sıcaklığı ve mucizeleriyle masalsılaştırıyor; diğer yandan da Noel’i Kieslowski’nin Dekalog 3 (1989) filmindeki gibi arayışın başladığı nokta olarak imliyor. Dekalog 3’de  içerideki mutlu tabloya tezat oluşturan dışarıdaki mutsuz kadının arayışına benzer bir arayış Yeni Yıl filmindeki karakterler için de sözkonusu. Özetle, sıcak bir film izlemek isteyenlere tavsiye edilir. (Barış Saydam)

 

 

Cinnet

 

 

Güney Kore’de geçen hikâye, taşrada üstü örtülen gerçeklerin üzerine cesurca giderken, diğer yandan da merkez-taşra arasındaki kopukluk ve tezatları da yavaş yavaş ortaya çıkarıyor. Merkez ve taşra arasındaki uçurumları film yavaş yavaş ortaya dökerken, taşranın kötücüllüğünün ve geri kalmışlığının kurbanı olan karakter de kendi içinde bir değişim geçiriyor. Onun cinnet geçirmesi, taşradaki yaşamın da kendini devam ettiren döngüsel düzenini kırıyor; fakat film bununla yetinmeyerek şiddeti estetize ediyor ve iş bir yerden sonra ucuz bir Uzakdoğu korku filmine dönüşüyor.

 

İlk bir saatlik bölümde merkez-taşra karşıtlığı üzerinden etkileyici bir hikâye anlatmayı başaran yönetmen, filmin son bölümünde cinnet geçiren karakterinin esiri oluyor ve seyircinin vicdanını rahatlatmak adına bizzat taşranın kendisinden intikamını alıyor. İki farklı çehresi varmış izlenimi yaratan Cinnet (Bedevilled, 2010), bu hâliyle Uzakdoğu’daki intikam furyasının peşine takılan silik bir halka olmaktan öteye gidemiyor. (Barış Saydam)

 

ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..