Mahsun’un Gişe Oyunu ve Duygu Sömürüsü
HAYAL PERDESİ - Gündem 13.12.2010

Mahsun’un Gişe Oyunu ve Duygu Sömürüsü

İhsan Kabil, Star gazetesinde yazdığı sinema yazılarında bu hafta Mahsun Kırmızıgül’ün son filmi Newyork’ta Beş Minare’yi ele aldı. Kabil’in filme dair değerlendirmelerinin satır başları şöyle:

Konjonktüre Uygun Tezler
Filmi bütün olarak ele aldığımızda, kendi iddialarını doğrulamayı çabalayan ve tezlerini temellendirmede çok doğrudan ifadeler kullanmayı tercih eden bir yapım karşımıza çıkıyor. Yine bütün olarak baktığımızda, Güneşi Gördüm ile başlayan, Türkiye konjonktürüne bağlı bir görüşe tercüman olma yaklaşımı gözden kaçmıyor.
 
Kalıplaşmış Acelecilikler
Yeşilçam’ın kalıplaşmış acelecilikleri bu yapımda sık sık karşımıza çıkıyor. (…) Zikir sahnesinin son derece debdebeli ve şaşalı görüntülenmesi, ABD’de yapılan polis baskınıyla paralel kurgu halinde sunulması aslında belki de başarılmak istenen o anın maneviyatının zedelenmesine yol açıyor. Öte yandan filmin iki ayrı İslam yorumu var gibi görülse de aslında Güneşi Gördüm ile beraber başlayan bir süreçle, entegre edilmiş ve varolan dünyayla son derece uyumlu bir İslam yorumu öne çıkarılıyor.
 
Karikatürize Edilmiş İslami Terör Algısına Karşı Seyreltilmiş Din Algısı
Hacı’nın evlilik hayatındaki esneklikler, kızının her iki dinin de mabedinde yapılacak izdivaç merasimleri, bu çerçevelerdeki genel gündelik pratikler iyice seyreltilmiş bir dini algıyı ön plana çıkarıyor. Diğer yandan hemen günümüzde oluşagelen, son derece karikatürize bir İslami terör algısı, bunun grup olarak tasviri hiç ikna edici olmuyor. (…) Bu öylesine kör gözüm parmağına yapılıyor ki o imgeleri ve klişe görüntüleri gören bir seyirci anında kategorize edebiliyor ve varolan sistemin sıhhatinden de asla şüphe duymayabiliyor.
 
Sözde Muhalifleri Aratmıyor
Bu yanıyla New York’ta Beş Minare aslında statükocu ve konformist yapısıyla   arz-ı endam ediyor. Gerek iki polisin gerekse emniyet müdürünün ağzından çıkan şablon sözler, aslında sistemin idamesine hizmet eden sözde muhalif Amerikan filmlerini hiç de aratmıyor. Filmin yabancı destekli teknik ambalajı, onun gişeyi hedef aldığını bir kez daha kanıtlıyor.
 
Duygu Sömürüsü ve Gişe Oyunu
Filmin sonuysa arabesk bir ruhun yansımaları şeklinde tezahür ediyor. Halihazırda duyguların uç noktalarında gidip gelen bir olay örgüsünü aktaran film, melodramın da sınırlarında dolaşıyorken, tam bir iç sükunla sonlanıyor derken gereksiz bir öldürme fiiliyle arabeskin zirvesine çıkıyor ve yapılan tüm işin aslında bir duygu sömürüsü ve gişe oyunu olduğunu adeta ispatlıyor.
 
Kaynak: Star
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..