Okuyucu Eleştrileri
Hayal Perdesi okuyucularından gelen film eleştirileri arasından seçtiklerini bu alanda yayınlıyor. Siz de yazılarınızı [email protected] adresine gönderebilirsiniz.
27.12.2011 Modern Zamanlar

Modern Sine-masallar

Charlie Chaplin’in hayat verdiği ‘Şarlo’ tiplemesi (Keloğlan benzeri) ironik esprileri, sakar, beceriksiz, muhalif tavırları, ezber bozan üslubu, çuval gibi pantolonu, kocaman ayakkabıları, papyonu, şapkası ve bastonuyla Chaplin’in pek çok filminin de öznesi… 1936 yapımı Modern Zamanlar (Modern Times) filmi ise Charlie Chaplin’in yazıp yönettiği, başrolünü oynadığı, dönemin sosyal yapısına ışık tutmanın yanında sanayileşmeye, teknoloji aracılığıyla insanlığın makineleştirilmesine, 1930’lardaki büyük ekonomik buhrana yöneltilen trajikomik bir eleştiri niteliğinde.

 

Dev bir saat görüntüsü ve bir yanda koyunların diğer yanda insanların bilinçsizce bir noktaya doğru hareketinin çapraz kurgusuyla başlayan film, fabrika işçisi olan Şarlo’nun türlü sakarlık ve beceriksizliklerle el attığı her şeyi eline yüzüne bulaştırmasıyla devam eder. (Bu yönüyle Şarlo tiplemesi modern yaşam tarzının dayattığı hıza, tek tipleşmeye ve robotlaşmaya bir türlü uyum sağlayamaz. Bu yüzden sistem onu her defasında çarklarından dışarı püskürtür.) O sıralar yeni bir teknolojik gelişmeye imza atılmış ve patronlar için bulunmaz bir nimet olan ‘yemek yeme makinesi’ icat edilmiştir. Yemek molası verilmeden işçilerin bir taraftan çalışmaları diğer taraftan karınlarının doyurulması sağlanacaktır ve bu yönüyle oldukça heyecan verici bir buluş (!) olarak görülmektedir. Ta ki makine Şarlo üzerinde denenene kadar!

 

Şarlo’nun fabrikada gün boyunca yapması gereken tek şey, üretim bantları üzerinde durmadan akıp giden metallerin vidalarını sıkmaktır. Ancak bu bitip tükenmez tekrar akıl hastanesinde son bulur. Hastaneden çıktığında tesadüfen karıştığı ‘komünist gösterinin’ son durağı ise hapishanedir. Sistem bir şekilde intikamını alır ve kendisiyle uyum sağlayamayanları (diğerleri kendilerini masum ve akıllı zannetsinler diye) hastane ve hapishane arasında gitgellere zorlar. Bu durumun Şarlo’yu ne kadar ilgilendirdiğine gelince: Hiç… Ancak hapishaneden çıktığı gün kaderin garip bir cilvesidir ki fakir bir kızla tanışır ve artık zaman onun için farklı akmaya başlar.

 

 

Zamanın Moderni Modernin Zamanı

Charlie Chaplin modernizm eleştirisini en çarpıcı biçimde zaman kavramı üzerinden tartışmaya açar. Modern bireyin zaman algısı film boyunca komedi unsurunun, ince esprilerin ana malzemelerinden biridir.

 

Tüm gün boyunca zil sesine odaklanmış insan davranışlarıyla senkronize olan, devinip duran çarklara çomak sokmak bir şekilde kahramanımıza kalır. Bir fabrikada bu kez teknisyen yardımcısı olarak işe başladığında ilk vukuatı, teknisyenin baba yadigârı saatini çarkların arasında ezmesidir. Aynı şey birazdan teknisyenin başına geldiğinde komedi ve gerilim had safhaya çıkar. Tam da burada saatin metaforik olarak âdeta özneleştiğine dikkat çekmek gerekir. Makineler arasında ezilen saat (zaman), üç boyutluluğunu ve tüm katmanlarını kaybederek çelik bir levhaya dönüşür. Aynı şekilde çarklar arasında dönüp duran teknisyenin, vakit öğlen tatilini gösterdiğinde tüm makinelerin durması sonucu çarklar arasında sıkışıp kalması (ki bu saatin çarkları olarak da algılanabilir) zaman mefhumunun, modernizm marifetiyle nasıl da sistemin işlerliğinin bir parçasına dönüştüğünü, insan soyunu da bir şekilde kendi işleyişinin yakıtı olarak öğütüp posasını çıkardığını vurgular niteliktedir. Oysa süpermarkette gece bekçisi olarak çalışmaya başladığında Şarlo’nun yaşadıkları bu durumla taban tabana zıt görüntüler içerir. Yanında sevdiği kız vardır, dolayısıyla zamanı bölüp parçalayan saate de ihtiyaç yoktur. Öncelikle saati durdurur, ayağına tekerlekli patenleri geçirir ve uçarcasına daireler çizerek dans etmeye başlar. Zaman ve mekân ellerinden (ve de ayaklarından) bir pınar gibi akıp gitmektedir.

 

Derme–çatma kulübesinde türlü sorunlar yaşayan Şarlo’nun hayalleri de vardır ve bu inatçı iş denemeleri biraz da bundan kaynaklanır. Sevdiği kızla aile kurmak, küçük bir çiftlik evinde dalından üzüm koparıp taze taze (!) süt içmek gibi masum ve romantik hayallerdir bunlar. Hayallerini gerçekleştirmek üzere eline geçen son fırsat ise kızın çalıştığı gece kulübünde garsonluktur. Benzer sakarlıkların üzerini örtmeye çalışırken bir müşterinin siparişi olan kızarmış ördeği masaya ulaştırmak tam bir eziyete dönüşür. Dans pistinde ritmik hareketlerle dönüp duran insanlar âdeta etten bir çarka dönüşür ve durmadan kahramanımızı içine çekmeye çalışır. Tüm bu aksiliklerden sonra patronu ona son bir şans verir: Müşterilere şarkı söyleyecektir. İlginç jest ve mimikleri, bastonunu bir o yana bir bu yana çevirerek söylediği tuhaf şarkısıyla işte Gerçek Şarlo… Ancak yine benzer bir son! Kız polis tarafından aranmaktadır. Bu yüzden gece kulübünden beraberce kaçarlar.

 

 

Umut Ne Yana Düşer Usta, Sitem Ne Yana…

Modern Zamanlar bir yönüyle sesli sinemaya karşı son sessiz direnişidir Chaplin’in (radyo ile siren seslerinin duyulduğu ve kendi sesinden şarkı söylediği sahneleri saymazsak). Sessiz sinemanın (ve Şarlo’nun ayrılmaz parçasına dönüşen pandomim tarzının) duyguyu daha iyi yansıttığı düşünülse de, şartların zorlanması sonucu Chaplin de popülizme yenik düşer ve sesli sinemaya geçmek zorunda kalır.  Bu zorunluluk filmin sonunda sitemle karışık umuda dönüşür.

 

Robin Hoodvari zenginden alıp fakire vermek (büfeden çikolataları alıp çocuklara vermesi ya da fakir kızın ekmek ve meyve çalmasını olumlaması) gibi ahlâki zaaflarıyla birlikte Modern Zamanlar çağımız insanının çıkmazlarına ışık tutan bir ‘hayalperdesi’dir ve bu perdeden yansıyanlar umut dolu bir kıssadan hisseyle son bulur…

ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..