Hayal Perdesinin Gözünden
Türk Sineması Araştırmaları
07.05.2013 Kuma Bir Kadın Meselesi Olarak “Kuma”lık Büşra Gülcan Şimşek

Film hasta bir kadının, ailesine sahip çıkmak için eve kuma olarak getirdiği genç bir kızın hikâyesidir. Taraflarla ve aile içindekilere malum bu sır sadece kumanın değil, aslında her bir karakterin dramının ortak hikâyesi olur.

 

Köyden gelin olarak alınan Ayşe, kaderine razı olarak ölüme hazırlanan bir kadının kocasına karılık, çocuklarına analık yapmak için Avusturya’da yeni hayatına başlar. Anne yavaş yavaş ölüme yaklaşırken beklenmedik bir şekilde kocası ölür ve anne hayatta kalır. Kocasının ölümüne kadar, aile içindeki sınırları, gerilimleri, Ayşe’nin bir kuma olarak yaşadıklarını seyrederiz. Kocanın ölümünden sonra değişen dengelere, Ayşe’nin bastırdığı duyguların ortaya çıkışına ve bir anne, bir kadın ve bir kuma olarak prangalarından kurtulmaya çalışmasına, değişimine tanıklık ederiz.

 

Kuma meselesini ele alan film cahiliyeti, geleneksellik ve töre kavramı üzerinden anlatarak eleştirir. Hikâyesine köyde bir düğün sahnesiyle başlayan filmin “geleneksel” bir köy düğünü tasviriyle açılması, aynı zamanda kadın’ın konumunu ve ataerkil yapıyı özetler niteliktedir. Para veyahut daha rahat bir yaşam için kızının kuma olmasını kabul eden aile, kendisine kuma alınmasını kabul eden erkek ve bunun merkezinde anne/kadının olmasıyla ataerkil yapıyı besleyen bir kadın zihniyetinin olduğunun altı çizilir.

 

Kumayı alan aile, dış görünüşleri ve yaşayışları ile törelerine bağlı yaşayan doğulu bir aile imajı çizmez. Aksine kumayı getiren anne karakteri anlayışlı, fedakâr ve korumacı imaj çizerken, baba ilk başta da olsa bu duruma istekli olmayan duruşu ve yumuşak mizacıyla öne çıkar. Ailedeki kadınların geleneksel bir bağın, alışkanlığın ötesinde başörtülü olmaları, annenin namaz kılan biri olmasıyla filmin odak olarak belirlediği gelenek, töre ve cahiliyet tanımı yeniden dindar bir aile üzerinden tanımlandırılarak, zihinlerde bu kavramların bazı kesimlere atfedilmesine olanak veren tehlikeli bir seçimdir.

 

Filmin diğer kilit noktası, kumanın eşi rolündeki büyük erkek çocuğun cinsel kimliğini açığa vurmasıdır. Filmin ana teması yanında, ayrı bir mesele olarak ele alınır. Muhafazakâr ailede kurban sadece Ayşe değildir. Sahte koca, cinsel kimliğini saklı tutmanın baskısıyla bu sahte evliliğin bir parçası olmayı kabul eder. Erkeğin de kendi sırrını taşıyarak evliliğe ortak olması, filmin ele aldığı hikâyeye bir de erkeğin dramını dâhil eder. Sorunun aslında doğunun ücra bir köyünde yaşanan gelenek ve törelerin ötesinde, muhafazakâr bir zihniyetin meselesi olduğunu vurgular. Böylece meseleyi Doğu, töre ve gelenek sınırlarından çıkararak daha geniş bir zemine yayar.

 

Kuma olarak getirilen Ayşe karakteri, en başından bu anlaşmanın farkındadır; durumu kabullenmiş ve iyi huylu, iradesiz bir karakter olarak tasvir edilir. Annenin verdiği destek ve evde giderek değişen durumlar zaman içerisinde onu daha güçlü kılar ve dengelerin değişiminde rol sahibi olan bir karaktere evrilir. Kocasının ölümünden sonra çalışmak durumunda kalır. Bu süreçte eşi rolündeki evin büyük oğluna yakınlık duyar, ancak gerçeği öğrenmesiyle yıkılır. Belki duygusal bir boşlukta kaldığından dolayı arzularının peşinden giderek, aileye, özellikle de anneye duygusal anlamdaki bağlılığına rağmen çalıştığı marketteki biriyle beraber olur. Karakterin çizgisinde yaşanan bu ani değişim, karaktere ve genel olarak da kadının benliği ve isteklerini öne çıkarma noktasında zayıf bir geçiş olur. Markette geçen erotizm barındıran sahnelerin gereksiz uzunluğuyla birlikte bu geçişin zayıflığı, filme zarar verir.

 

Kuma meselesinde nihai suçlu olarak anne kadar, buna iştirak eden ailenin, eşin, oğlunun da bu duruma ve sonrasında yaşananlara ortaklığı mevcuttur. Buna rağmen kocası ölen eşin, kocasının ölümünden sonra kumayı sahiplenişi, değer verişi ve ihanetine rağmen onu kendisinin bir parçası olarak görüp acı çekişiyle durum başka bir insani boyuta taşınır. Kumayla bir kader ortaklıkları vardır; filmin sonunda açılan kapıyla birlikte ona hayat boyunca arka çıkacak bir kadının varlığı gösterilir. Bu nedenle filmi kadın meselesi üzerinden okumak da mümkündür.

 

Kuma meselesi üzerinden melodram yapmak tercihine gitmeyen film, soruna gerçekçi yaklaşarak her karakteri hikâyenin içine dâhil ederek anlatımına derinlik katar. Ailenin iç gerilimleri ve yaşantılarındaki sorunlar üzerinden örülmüş çatışmalar diyaloglara yaslanmadan ekrana taşınır. Yönetmenin görsel dili kullanmadaki başarısıyla benzerleri arasında öne çıkan yapım, karakterlerin ve yaşam tercihlerinin özensiz bir şekilde yansıtılması nedeniyle ise sıkıntılı bir yerde durur. Bilinçli bir tercihle olmasa dahi bazı olayların ve davranış şekillerinin belirli bir kesime aitmiş izlenimi yaratan sunumu, filmi zayıflatır. Kumalığı bir kadın meselesi olarak ele alan çalışma, bu haliyle daha iyisi olabilecekken, sadece türdeşleri arasında yönetmenin becerisiyle bir nebze farklılık yaratan bir yapım olmaktan öteye geçemez.

 

YORUM YAZ:
Ad Soyad:
Yorumunuz:
Kalan: (Sadece 600 karekter olabilir)
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..