Hayal Perdesinin Gözünden
Türk Sineması Araştırmaları
09.02.2018 İyi Günler Çin’den İnsan Manzaraları Dilara Bostan
TÜRSAK’ın düzenlediği ve Çin sinemasının konuk edildiği Randevu İstanbul’da gösterilen İyi Günler (Have A Nice Day), Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan ilk Çin animasyonu. “Çin’e bak Dünya’yı gör” sloganı ile yola çıkan Randevu İstanbul, İyi Günler ile bağımsız Çin animasyonunun öncülerinden kabul edilen Liu Jian ile tanışmamızı sağladı. Resim eğitimi gören Liu Jian, 1995 yılında animasyon çalışmalarına başlamış, 2007 yılında ise kendi şirketi Le-joy Animation Studio’yu kurmuş. İlk uzun metraj animasyonu Piercing I (2010) ile pek çok ödül alan Liu Jian’ın ikinci uzun metraj animasyonu olan İyi Günler neo-noir bir kara komedi. Kirli gerçekçi bir görselliğe sahip olan film, canlandırma sinemasına bir gangster hikâyesini taşıyor. Amerikan menşeli animasyon dünyasına aşina izleyici için zor bir seyir deneyimi sunan İyi Günler, canlandırma sinemasının imkânlarını kendine has bir üslupla kullanan bir yapım olarak karşımızda. 
 
Gangsterler ve Gangster Adayları
İyi Günler, Çin’den insan manzaraları ile açılır. Pek de iç açıcı olmayan görüntülerin ardından herkesin iyi biri olarak bildiği bir şoför olan Xiao Zhang, nişanlısının kötü geçen estetik ameliyatını düzeltmek için patronunun para dolu çantasını çalar. Haberi alan patron Liu Amca, Xiao’nun peşine adamlarını taktığında, Xiao taşıdığı para ile “hayallerinin peşinde koşan ve bunun için paraya ihtiyaç duyan” birtakım insanların dikkatini çekmeyi başarmıştır bile.
 
Xiao, hikâyenin önemli mekânlarından biri olan “Namus” isimli internet kafede nişanlısına ulaşmaya çalışırken çorba içtiği lokantanın sahibi tarafından bayıltılır ve çaldığı paraya el konulur. Fakat peşi sıra gerçekleşen talihsizlikler sonucu para lokanta sahibinin de elinden çıkar ve kız arkadaşına kalır. Paraya sahip olma isteği yaşadıkları tekdüze hayatın içinde sıkışıp kalan herkesi birer gangster adayı olmaya zorlar. Bu bakımdan anlatıda yer alan karakterlerin her biri, birbirinden umutsuz durumdadır. Umutsuzluğun müsebbibi Çin olarak gösterilir. Xiao’nun nişanlısının estetik ameliyatının kötü gitmesi de Çin’deki imkânların kısıtlılığını çağrıştırır. 
 
Hayal Kuramadığın Hayatın Anlamı Nedir?
İyi Günler’in sunduğu insan portreleri yaşadıkları hayattan memnun değildir, memnun olmamakta haklıdırlar da. Anlatı, Batı’yı Çin karşısında özenilen bir öteki olarak kurar. Avrupa zenginliğin kaynağı, Amerika hayalleri gerçek kılmanın mekânı iken Çin, halkına hiçbir gelecek vaat etmeyen bir yerdir. Animasyon bu yönüyle “Çin’e bak Dünya’yı gör” sloganını ironikleştirir. İyi Günler, Çin’den sunduğu insan manzaraları ile Batılı seyircinin kendi konumunu görmesini sağlar.
 
Xiao’nun çaldığı paraya ilk gözünü diken lokanta sahibi, parayı çaldıktan kısa bir süre sonra kız arkadaşına “Hayal kurmadığın hayatın anlamı ne?” diye sorar. Paradan haberdar olan herkes gibi teknoloji düşkünü lokanta sahibi için de bu bir fırsattır, hatta Tanrı’dan gelen bir işaret. Çin’de çalışarak bir yere varmak mümkün değil gibidir. Xiao’ya ulaşması için yardım istenen akraba Ann Ann dahi paradan haberdar olunca onu kendisi için isteyecek kadar bencildir. Diğerleri gibi Ann Ann ve sevgilisinin de hayalleri vardır ve hayallerine ulaşmak paraya sahip olmakla mümkündür. Bu noktada paranın peşine düşen herkesin yolu, Xiao’nun kendisi için ayırttığı 301 numaralı otel odasında kesişir. Fakat parayı bulmak umudu ile odaya gelen herkesi, hayal kırıklığının yanı sıra patron Liu’nin belalı elemanı Sıska Efendi beklemektedir.
 
Hikâyenin geniş bir yelpazede sunduğu insan manzaraları, Çinlilerin gözünde Batı’nın nerede durduğunu açıklar. Animasyonun durağanlaşmasına sebep olan sahnelerden birinde iki genç sohbet eder. Bir doğum gününden çıktıkları anlaşılan gençlerden biri diğerinin zenginliğine dair imada bulununca, zengin olduğu düşünülen genç “Öyle olsam İngiltere’ye giderdim.” der. Bir başka sahnede ise, azılı katil Sıska Efendi, patron Liu tarafından kızını Amerika’ya gönderdiği için kibirli bulunur. Fakat Liu’nun yaveri Sıska Efendi’ye hak vererek, “Kızının kaderini değiştirmek istiyor demek ki.” diye düşünür. Yönetmen bilerek ya da bilmeyerek, “coğrafya kaderdir” sözünü tasdik etmektedir. Steve Jobs, Mark Zuckerberg’in isimlerini anan anlatı karakterlerinin, yaşadıkları hayatlar ile hayalleri arasındaki farka ironik bir dille dikkat çekilir. Şantiyede sohbet eden iki işçi, Tanrı’ya mı yoksa Buda’yı mı inanmaları gerektiğine dair konuşurken, güçlü olana inanma konusunda fikir birliğine varır. İşçiler, Batı’nın Tanrı’sı karşısında Buda’nın güçsüzlüğüne imada bulunur.
 
Kendisini neo-noir bir anlatı olarak kuran İyi Günler’de seyirci herkesi anlamakla birlikte en çok Xiao’dan taraf olur. Zira herkes paranın peşine kendisi için düşerken Xiao parayı sevgilisi için istemektedir. Xiao dönüp dolaşıp 301 numaralı otel odasına ulaştığında, Sıska Efendi ile karşılaşır ve parayı kaybettiğini itiraf eder. Parayı kız arkadaşı için çaldığını ve evlenerek ailesini onurlandırmak istediğini söylemesi Sıska Efendi’yi yumuşatsa da Xiao’nun affedilmesine yetmez. Fakat talih Xiao’dan yana olur, Xiao şans ederi Sıska Efendi’yi yaralar ve ölümden döner. Aynı talih paranın peşindeki herkesi bir otoyolda karşılaştıracaktır. Patron Liu, Sıska Efendi, lokantanın sahibi ve sevgilisi, adım adım gerçekleşen kazalar sonunda birbirinin ölümüne sebep olur. Xiao ise çarpışmadan sağ çıkarak yağmurun altında kendisini beklemekte olan parayı bulur. İyi Günler, karanlık öyküsüne rağmen naif bir şekilde sonlanır. Animasyonun Çin’e dair sunduğu manzaralar karanlık bir dünya yaratsa da yer yer absürdleşen duygusal atmosfer seyirciyi rahatlatır.
 
Çocuk seyirciyi hedeflemediği açık olan İyi Günler, düşük temposuna rağmen heyecan yaratmayı bilen anlatı dili ile canlandırma sinemasında alternatif yapımları sevenler için görülmeye değer. 

 

İLGİLİ HABERLER
YORUM YAZ:
Ad Soyad:
Yorumunuz:
Kalan: (Sadece 600 karekter olabilir)
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - hayalperdesi@hayalperdesi.net Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..