Belgesel Sinemacılar Birliği’nin organize ettiği 1001 Belgesel Film Festivali’nin 13’üncüsü bu sene 29 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında gerçekleşiyor. Pek çok ülkeden çok sayıda filmin ücretsiz olarak gösterime girdiği festival dört ayrı gösterim mekânında izleyicileriyle buluşacak: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü, Muammer Karaca Tiyatrosu ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi.
Festivalin 29 Ekim Tarık Zafer Tunaya ayağındaki gösterimleri dört bölümlük “Ergen Öyküleri” başlıklı diziye ayrılmıştı: Masumiyetin Sonu, Kriz, Kayıp Hayaller ve Neredeyse Yetişkin ama... İsviçreli yönetmen Beatrice Bakthi’nin çocukluktan yetişkinliğe doğru yol alan bir grup gencin hayatlarını konu ettiği bu dört bölümlük film sekiz yıllık bir emeğin ürünü.
Filmlerdeki gençleri kısaca tanıyalım:
Virgine: Haylaz, asi, güçlü. Üvey babası ve annesiyle yaşıyor. İzlenimleri güçlü. Alaycı. Fevri.
Xavier: İçe dönük, zayıf, iletişim sorunları var, sıksık ağlıyor, yedi yaşında intiharı denemiş, müziğe düşkün ve bilgisayar oyunlarını seviyor.
Thyssou: Anne babası ayrı, içe dönük ve evcimen. Hem annesine hem babasına düşkün.
Melanie: Yoksul bir ailenin tek çocuğu, iletişime açık, eğlenmeyi seviyor.
Jordan: İsyankar, suça meyilli. Anne babası ayrı, babasını görmüyor.
Aurele: Bir rahibin kızı. İnançlı, sakin.
Bir kısmı Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelmiş ailelerin çocukları olan bu gençler evlerinin, odalarının ve özel hayatlarının sekiz yıl boyunca kamerayla kayda alınmasına izin veriyorlar. Amaçları, kendi büyümelerini gözlemleme imkânı tanıyarak ailelerin çocukları üzerindeki farkındalıklarını geliştirmek. Örneğin kötü not yüzünden yaşanan ergen intiharlarının anlaşılmasına kapı aralayabilmek.
Bu gençlerin ailelerine yönelik ortak şikayetleri, isyan çağları, bağımsızlık talepleri, suç eğilimleri, özeleştirileri, iş-staj problemleri, erkek ve kız arkadaşları, evi terketme planları... hepsi korkusuzca masaya yatırılıyor. Elbette büyüklerin görüşlerine de yer verilerek.
Filmin sonunda her birinin meslek sahibi olduğunu ve hayatlarını yoluna koyma aşamasına geldiklerini görerek biraz olsun rahatlıyoruz. Örneğin Rachel, kütüphane stajyeri, Virgine, aşçı asistanı, Xavier tekniker, Thyssou radyo sunucusu –ki en sürprizli son bu- Aurele büro memuru, Jordan aşçı oluyor. Melanie ise ailesinin işlettiği lokantada çalışıyor.
Bu belgesel dizi kardeşlerinin yahut çocuklarının büyümelerini kaçıranlar için trenin son vagonu olabilir.
Ayşenur Gönen