İstanbul'un Kutsal Günleri Belgesel Oldu
HAYAL PERDESİ - Belgesel 11.12.2010

İstanbul'un Kutsal Günleri Belgesel Oldu

İstanbul'da yaşayan dinlerin ve kültürlerin kutsal ayinleri İstanbul'da Kutsal Günler isimli belgeselle kayıt altına alındı. Yönetmenliğini Abdullah Aytekin’in yaptığı belgeselde, İstanbul'un çok kültürlü yaşamının simgesi olan cemaatlerin kutsal günlerinde gerçekleştirdikleri ayinler hiçbir alt metin kullanılmadan beyaz perdeye aktarıldı. Belgesel’in galası 16 Aralık 2010'da Taksim'deki Beyoğlu Sineması'nda gerçekleştirilecek, daha sonra Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş 40 ülkede de gösterime girecek.

İstanbul’un kültürel mozaiğini geniş halk kitlelerine tanıtmayı amaçlayan İstanbul’da Kutsal Günler belgeseli, Hıdırellez Şenlikleri, Muharrem Orucu, Aşura Günü, Ayia Efimiya Kutlamaları, Kutsal Haç Yortusu, Süryani Suboro Bayramı, Kadir Gecesi ve Nevruz Bayramı gibi, İstanbul’da kutlanan kutsal gün ve bayramlardaki merasimlerin çekimlerinden oluşuyor.
 
Dünya Kültür ve Sanat Merkezi ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından ortaklaşa hazırlanan filmde, farklı kültürler kendi kadim kişilerince anlatılıyor. Yönetmen Aytekin bu tercihini şöyle açıklıyor: “Eğer ben bir metin yazsaydım yanlış olurdu. Ben bir Müslüman'ım, onu tarif etseydim kendi birikimimle tarif ederdim. Hiçbir metin kullanmayalım dedik; onların o kutsalını kayıt altına alalım, kendilerinin diliyle aktaralım. Cemaatlerle danışman olarak sürekli görüştük ve onlara danıştık.”
 
Afganistan, Kosova, Filistin, Çeçenistan, Lübnan, Somoli gibi çatışmaların ve savaşların yaşandığı bölgelerde insan hikâyelerine gazeteci olarak şahitlik eden Abdullah Aytekin, bu bölgelerde yaşanan acı olayları gördükten sonra İstanbul'daki çok kültürlülüğün ve barışın farkına vardığını söyledi. Aytekin, projenin başlangıç sürecini ise şu sözlerle anlattı: "Dışarı çıktığınız zaman bakıyorsunuz ki, bambaşka bir medeniyetiniz var yemeğiyle, müziğiyle, mimarisiyle. Ben bunu dışarıda anladım. Bu belgesel film projemizi Anadolu'da yapmak istemiştik ancak Doğu'nun bütün kültür renklerini İstanbul barındırdığı için 2010 Projesi olarak bu projeye başladık."
 
Filmdeki bütün kültürleri kendi içinde taşıdığını belirten Aytekin, "Museviler, Ermeniler, Rumlar, Türkler; bütün değerler bende… Yemek yerken, müzik dinlerken, camiye girerken hep aynı. Kiliseye girerken de aynı şeyi yaşıyorum." şeklinde konuştu. Aytekin, filmle ilgili ayrıca şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Bu filmde insanlar kendilerini görecekler, bütün o renklerin kendisinde olduğunu görecekler. İslam ülkelerinde kandil diye bir şey yoktur aslında Türkiye'ye ait bir şeydir. Müzik ve yemek kültürlerimiz birbirine geçtiği gibi dinler de birbirine geçmiştir. Kurban'da Ermeniler kurban keserler, bizim bayramımız onun bayramı yoktur. Rumların Aya Yorgi bayramını çektik, bu bayramda herkes Heybeliada'da çıkar ve çıkanların yüzde 80'i Müslüman'dır, o çıplak ayaklarla dilek dilerler. Siz ne kadar problem olarak göstermeye kalkarsanız kalkın. İç içe geçmiştir ve baktığınız zaman tek bir İstanbul vardır ve ayıramayacağınız tek bir kültür haline dönüşmüştür insan."
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..