“Ortaya Çıkan Film ile Desteklediğimiz Senaryonun Alakası Yok”
HAYAL PERDESİ - Gündem 29.11.2010

“Ortaya Çıkan Film ile Desteklediğimiz Senaryonun Alakası Yok”

İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenen Mahpeyker filmi tartışmaları hakkında, ajansın sinema direktörü Yusuf Kaplan Yeni Şafak’taki köşesinde açıklama yaptı. Aynı gazetenin yazarlarından Akif Emre ve Salih Tuna’nın, Mahpeyker filmine ve Kültür Ajansı’na oryantalizm ve muhafazakârlık tartışmaları üzerinden yönelttikleri eleştirilere Kaplan, “Mahpeyker aslâ tasvip etmediğim, desteklemediğim rezalet bir film. Benim kontrolümün dışında gösterime girdi.” yanıtını verdi.


Akif Emre, oryantalist bir bakışla çekildiğini söylediği filme destek veren İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı’nı “Muhafazakarlık adına, Yeni Osmanlıcılık yapanların Kanuni Sultan Süleyman’ı erotik yatak sahnesinde gösteren filme destek olmaktan yüzleri kızarmadı” diyerek, Salih Tuna da “Sultan Süleyman’ı erotik yatak sahnelerinde gösteren filmleriniz için kaç milyon dolar harcadığınızı merak etmiyorum” diyerek eleştirmişti.


Eleştirilere yanıt veren yazısında Yusuf Kaplan, proje sahiplerinin, filmin kopyasını kendisine son gün gönderdiklerini belirterek “Filmi görünce neye uğradığımı şaşırdım. Galasını protesto ettim; bakan ve diğer zevatın galaya gitmemelerini söyledim. Proje sahibini derhal ofise çağırdım ve yapması gerekenleri bir bir ilettim kendisine. Ama yapmadığı anlaşılınca parasını ödemedim, ödemeyeceğim.” dedi.


Kaplan, filmle ilgili yapılması gerekenleri yaptığını, filmin Avrupa'da gösterimlerini iptal ettiğini ve 2010 Ajansı’nın logolarını çıkarttırarak alınması geren önemleri aldığını kaydederek şunları söyledi: ”Hiçbir yerde yapılan bütün işler mükemmel olmuyor; böyle bir şey eşyanın doğasına aykırı zaten; fakat ben bütün işlerin birinci sınıf olması için çok çaba sarfettim ve bunu da büyük ölçüde başardık. Ama -bütün çabalarıma rağmen ortaya çıkan- Mahpeyker rezaletinin hâlâ uykularımı kaçırdığını ve izleyen herkesten özür dilediğimi de bilin isterim.”


Mahpeyker’in senaristi ve yapımcısı Avni Özgürel ise Radikal’e yaptığı açıklamada, Akif Emre ve Salih Tuna’nın, filmi seyretmedikleri için filmin Kanuni Sultan Süleyman ve eşiyle alakalı olduğunu zannettiklerini oysa filmdeki padişahın I. Ahmet olduğunu belirtti. Yusuf Kaplan’ın yazısıyla ilgili olarak da Özgürel, Kaplan’ın filmin her aşamasından haberdar olduğunu, projeden ‘gururumuz’ diye bahsettiğini hatırlatarak, “Senaryonun her aşamasını takip eden, ek bütçe temini için gayret sarf eden, seti ziyaret eden Kaplan’ın husumetinin sebebini anlayamıyorum” dedi. Özgürel, tartışmaya neden olan sahnenin senaryoda da yer aldığını ve kırk saniye sürdüğünü de belirtti.

 

Kaplan: “Özgürel hedef saptırıyor”

Avni Özgürel’in açıklamaları karşısında yazdığı ikinci yazıda ise Yusuf Kaplan, Özgürel’in yanlış ve hedef saptırıcı açıklamalarda bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “Tek taktığım şeyin "öpüşme sahnesi" olduğunu söyleyip durması, hiç yakışmıyor kendisine. Oysa benim kaygımın, öncelikli olarak estetik değeri yüksek, piyasa filmi olmayacak, film dili kuracak dünya çapında filmler yapmak olduğunu, "Poetika"sı güçlü bir filmin, "polika"sı da güçlü bir film olacağını ama Mahpeyker'in böyle bir film olmadığını kendisine defalarca söyledim. Fakat o yine de hedef saptırmaya devam ediyor.”

 

Kaplan ayrıca, Mahpeyker'in senaryosunu desteklediğini ancak ortaya çıkan filmle senaryo arasında pek çok bakımından hiçbir alaka bulunmadığını ve söz konusu sahnenin senaryoda olmadığını ifade etti. Elinde beş kişilik uzman bir ekibin izleme ve değerlendirme raporlarının olduğunu söyleyen Kaplan, bu raporlarda sözünü ettiği noktaların, senaryoyla film arasındaki çelişkilerin ve filmin bütün ısrarlara rağmen gönderilmediğine ilişkin bilgiler ayrıntılı olarak vurgulandığını hatırlattı.

 

Kaplan, konuyla ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Son derece oryantalist, karakterleri "hapishane kaçkını" modalitesinde sunan, rejisi, kurgusu, sanat yönetimi dökülen ve yarın dünyada gösterildiğinde de bu ülkenin tarihini, kişiliklerini aşağılayıcı, utanç verici bir filme ben nasıl destek olabilirdim ki? Avni Bey'e "böyle bir şey benim kendimle çelişkiye düşmem, kendimi inkar etmem anlamına gelir" dediğimde "Yusuf Hoca, ben bu filmi yakarım yine senin başını yere eğdirmem" dedi bana, defalarca. Ama ortaya çıkan film, hiçbir estetik değeri olmayan, sıradan, pespaye ve içerik açısından da gerçekten bir Türk'ün yapamayacağı kadar utanç verici bir film.”

ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..