1970 yılında çekilen ve Atatürk'ün canlandırıldığı ilk film olan Hollywood yapımı You Can't Win 'Em All, bir muhabirin yazısı nedeniyle hala yasak. ntvmsnbc.com’dan Hasan Cömert’in haberi, sözkonusu filmi ve onun Türkiye’de yasaklanma hikâyesini yeniden gündeme taşıdı.
Özgün adı You Can't Win 'Em All (Hepsini Birden Yenemezsin) olan, kimi ülkelerde Soldiers of Fortune (Paralı Askerler) adıyla gösterilen filmin yönetmenliğini Peter Collinson yapmış, Tony Curtis ve Charles Bronson’ın yanı sıra Türkiye’den Salih Güney ve Fikret Hakan da rol almıştı. Filmde Atatürk’ü, Patrick Magee canlandırmıştı.
Hikâyesi 1922 yılında geçen filmde, ellerindeki silahları satacak ülke ararken yolları Anadolu topraklarına düşen ve burada birbirleriyle mücadele hâlindeki üç ayrı gruba, (işgalci Yunan Birlikleri'ne, Osmanlı Ordusu'na ve Kuvvayi Milliyeciler'e) silah satmaya çalışan iki uyanık eski Amerikan askerinin serüvenleri anlatılıyor.
Çekimleri Ürgüp, Kuşadası, İzmir ve İstanbu’da gerçekleştirilen ve devlet tarafından da desteklenen filmin son anda sansür kurulunun yasağına takılmasıyla Türkiye’deki gösterimi gerçekleşemez. Yeni Şafak gazetesi sinema yazarı Ali Murat Güven'e göre bu yasağın sebebi filmin herhangi bir olumsuz yanı olması değil, bir muhabirin kaprisi.
Filmde rol alan Fikret Hakan’ın kendisine aktarığı şekliyle yasağın sebebini Ali Murat Güven şöyle açıklıyor: “O zaman Haftasonu gazetesinde gazetecilik yapan, sözü geçen bir kadın muhabir sete geliyor ve Charles Bronson ve Fikret Hakan’la görüşeceğim diyor. Bronson da “Bu ne laubalilik, öylece gelip röportaj yapamazsın. Menajerimle konuş öyle randevu al’’ diyor. Bunun üzerine muhabir filmi kötülemeye başlıyor. ‘Vatanımızı kötüleyen, Yüce Önder Atatürk’ü yerden yere vuran filme kendi elimizle hizmet ediyoruz’ diye klasik, alışkın olduğumuz şeyler yazıyor. O zaman sansür kurulu da ziraatçiler, diyanetçilerden oluşuyor. Öyle bir şey onları korkutuyor.”
Ali Murat Güven, You Can't Win 'Em All’ın gerçekleri saptırdığı yönündeki iddiaların gülünç olduğunu çünkü filmin böyle bir iddiası olmadığını belirterek şunları söyledi: “Film, Kurtuluş Savaşı’nı, Anadolu’yu, Anadolu’nun tarihi güzelliklerini bir macera filminin arka plan motifi olarak kullanan, hoş bir serüven filmi. Ne bir başyapıt, ne de yüzüne bakılmayacak kadar kötü film.”
Filmde Atatürk’ün canlandırıldığı sahne ise şöyle: Uzun maceralardan sonra iki silah kaçakçısı Kuvay-i Milliye birlikleri tarafından yakalanır ve Atatürk’ün huzuruna getirilir. Atatürk, “Sizde bize lazım olan bir emanet var” der. O emanet Hz. Osman’ın okurken şehit edildiği el yazması Kuran-ı Kerim’dir. Curtis’in canlandırdığı karakter şaşırarak “Biz bunu mu taşıdık” der. Atatürk de, ‘’Bizim inancımıza göre, bu Kuran kimdeyse savaşı o kazanacaktır. Yavuz Sultan Selim’den beri kutsal emanetler Türklerin elindedir. Benim için taşıdığınız altınların hiçbir değeri yok. Sizleri serbest bırakıyorum. İlk gemiyle göndereceğim sizi. Aklınız varsa da bir daha bu topraklara ayak basmayın’’ der.
Filmdeki Atatürk’le ilgili sahneyi izlemek için tıklayınız.
Kaynak: ntvmsnbc.com