30. İstanbul Film Festivali 17 Nisan Pazar günü sona erdi. İki hafta boyunca 7 sinemada, 528 seansta, 21 bölümde 52 ülkeden 256 yönetmenin 231 filminin gösterildiği festivali toplam 150 bin sinemasever izledi. Festival boyunca %80’e yakın dolulukla geçen film gösterimlerinin yanı sıra festival konukların katılımıyla renklenen yedi sinema dersi ve söyleşi, festivale özel iki konser, bir atölye çalışması ve bir sergiyle 16 gün boyunca İstanbul sinemaya doydu.
Bu yıl İstanbul Film Festivali’nin 30. yılını kutlaması vesilesiyle arşiv niteliği taşıyan özel bir kitap hazırlandı. “30: 20 Yönetmenden 30 Yıl” adlı kitapta, sinemamızda son dönemde uluslararası başarılara imza atmış 20 yönetmenin, festivalde izlediği ve etkisinde kaldığı birer film üzerine yazdıkları yazıların yanı sıra, yerli ve yabancı film eleştirmenlerinin değerlendirme yazıları ve festivalin otuz yıllık serüveninin anlatıldığı söyleşiler yer alıyor. Fotoğrafçı Muhsin Akgün tarafından, 20 yönetmenin Beyoğlu’ndaki sinemaların farklı yerlerinde çekilen fotoğrafları ise hem kitapta yer aldı hem de festival bitimine kadar Atlas Pasajı’nda sergilendi. “30: 20 Yönetmenden 30 Yıl” kitabı, İKSV Tasarım Mağazası’nın yanı sıra Pandora, Robinson, Mephisto ve Remzi kitapevlerinde de bulunabilir.
Festivalin 30. yılına özel sürprizlerinden biri de geçmişten günümüze tüm festival seyircilerini buluşturan “Film Gibi 30 Yıl” blogu oldu. Şubat ayında www.filmgibi30yil.com adresinden yayına başlayan 30. yıl blogunda, festivalseverler festivalle ilgili anılarını paylaşıp, eski biletlerinden fotoğraflarına birçok hatırayı sergileme fırsatı buldu.
İstanbul Film Festivali, bu yıl İstanbul’da ağırladığı yönetmenleriyle de öne çıktı. Festivalin açılışından kapanışına kadar geçen 16 günlük süre içinde İstanbul’u Béla Tarr, Claire Denis, Claude Lanzmann, Leos Carax gibi tanınmış yönetmenlerin yanı sıra Ahmad Abdalla, Jim Loach, Ed Gass-Donnelly, Philip Koch, Gérald Hustache-Mathieu ve Kadir Balcı gibi genç yönetmenler de ziyaret etti. Ünlü İngiliz oyuncu Miranda Richardson, Hollywood’un yeni parlayan yıldızlarından Luke Evans ve Uluslararası Altın Lale’yi alan Mikrofon’un oyuncusu Khaled Abol Naga gibi oyuncular da festivalin misafiri olarak İstanbul’a geldiler.
Festivalde gerçekleştirilen 528 gösterimden 103’ü filmin yönetmen, yapımcı veya oyuncularının katılımıyla gerçekleştirildi. Film öncesinde seyircilerle buluşup, film sonrasında sinemaseverlerin sorularını yanıtlayan yönetmenler arasında Tran Anh Hung (İmkansızın Şarkısı), Jacob Tierney (Canım Komşularım), Romain Goupil (Eller Yukarı), Gabriel Range (Ben Köleyim), Rafi Pitts (Avcı), Lech Majewski (Değirmen ve Haç), Marc Fitoussi (Copacabana), Daniele Luchetti (Hayatımız), Lucy Walker (Çöplük ve Geri Sayım) da yer aldı.
Festivalin “Sinema Onur Ödülleri”, Türk Sineması’na imzasını atan dört büyük isme, yönetmen Yusuf Kurçenli, görüntü yönetmeni Ertunç Şenkay ve Türk Sineması’nın unutulmaz isimleri Metin Akpınar ile Zeki Alasya’ya festivalin açılış töreninde verildi. Son filmiyle, şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazanan, yapıtları ve yaklaşımıyla başta Gus Van Sant olmak üzere çağdaş ve bağımsız sinemayı etkileyen, “sinemanın filozofu” Béla Tarr da festivalin açılış töreninde Sinema Onur Ödülü’nü almak üzere İstanbul’daydı.
Dünya basını her yıl olduğu gibi bu yıl da İstanbul Film Festivali’ne büyük ilgi gösterdi. Festivale yurtdışından 100’e yakın basın mensubu katıldı. Festival haberleri Screen International, Variety, Hollywood Reporter, Cineaste, Film New Europe ve Positif gibi dünyanın önde gelen sektör dergilerinin yanı sıra Frankfurter Allgemeine Zeitung, Die Tageszeitung, Tagesspiegel, Suddeutsche Zeitung, NY Times, Il Messagero, El Periodico, Elefhterotypia gibi önemli ve saygın gazetelerin temsilcileri tarafından da izlendi. Ayrıca RAI, Euronews, CNN International, China Central Television da İstanbul Film Festivali’ni takip etti.