Söyleşi
Eleonora Veninova SÖYLEŞİ:Celil Civan Kötü de olsa bir senaryo okumak veya yazmak, yazar olmaya can atanlar için en iyi ders. Ancak yönetmenlik farklı.
30.01.2017 Ölüm ve Hayatı Birbirinden Ayıramayız

1-6 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilen 17. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’nde Uluslararası kategoride ikincilik ödülünü Fighting for Death isimli Makedon yapımı film aldı. Gençlerin terk ettiği bir köyde boş bir mezar için kavga eden iki yaşlı adamı anlatan film, hayat ve ölüme dair hikâyesini mizahi ve hafif bir üslupla anlatmasıyla dikkat çekiyor. Filmin yönetmeni Eleonora Veninova ve yapımcısı Goce Kralevski ile filmin ortaya çıkış, çekilme ve yapım süreçlerini konuştuk.   

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız, sinema sektöründe çalışmaya nasıl başladınız?
Aslında gazetecilik mezunuyum. Mezun olduktan sonra birkaç yıl bu işi yaptım. California Devlet Üniversitesi’nde senaryo üzerine yüksek lisans yapmak için 2008’de Amerika’ya gittim. Sinema dünyasına böylece girmiş oldum. 
 
Teorik eğitimle pratik sahada karşılaştığınız tecrübeler arasında ne gibi farklar var?
Senaristlik eğitimi aldım, dolayısıyla benim durumumda teorik kısım pratik deneyimle aynıydı zira müfredat gereği birçok senaryoyu okuyup analiz ediyorduk. Kötü de olsa bir senaryo okumak veya yazmak, yazar olmaya can atanlar için en iyi ders. Ancak yönetmenlik farklı. Okulda işin teknik boyutlarını öğrenip birçok teorik donanım ediniyorsunuz ama sete geldiğinizde kesinlikle baştan başlar gibi yeni bir öğrenme sürecine giriyorsunuz. Her yeni film de yeni bir ders gibi oluyor; artık iyi kötü ne yapacağınızı bildiğinizi hissetseniz de işe başladığınızda halen öğrenme aşamasında olduğunuzu anlıyorsunuz. 
 
Fighting for Death ilk kısa filminiz mi, bundan önce de kısa filmleriniz var mıydı, temaları nelerdi?
Fighting for Death benim ikinci “profesyonel” filmim. Daha önce bazı amatör kısa filmler çektim. Bir önceki filmim korku/gerilim türündeydi. Genelde farklı tema ve konularla ilgilensem de hepsinin ortak noktası insan doğasıyla ilgili olmaları. İnsanların şu veya bu şekilde harekete geçmelerini sağlayan sebepleri, sırlarıyla arzularının neler olduğunu keşfetmeyi seviyorum. 
 
Hikâye nasıl ortaya çıktı; kurmaca bir hikâye mi yoksa gerçek bir olaya mı dayanıyor?
Hikâyenin ilham kaynağı bir-iki sakininden başka kimsenin kalmadığı küçük Makedon köyleri, zira gençler şehirlere taşınıyor veya yurt dışına gidiyor. Bu yalnız insanların hayatı fazlasıyla ilgimi çekiyor. Ayrıca filmin şahsi bir boyutu da var. Büyükbabam ölmeden birkaç yıl önce mezarlığın belirli bir yerinde bir mezar sahibi olmaya takmıştı. Tuhaf ama aynı zamanda komik olan bu durum senaryoyu yazmama sebep oldu.
 
 
(Söyleşinin tamamını Hayal Perdesi’nin 56. sayısında okuyabilirsiniz.)
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..