Söyleşi
Hümeyra Çelik SÖYLEŞİ:Esra Bulut İslamofobinin pozitif kazanımı, Müslüman kadınları bir araya getirebilmesi, destek olmayı öğretmesi.
09.04.2018 Amerika’da İslamofobi Mücadelesi
TV, Film ve Video bölümünde okuyan Hümeyra Çelik’in Müslima adlı kısa belgeseli, Amerika’da Reel City Belgesel ve Kısa Film Festivali’nde En İyi Kısa Film Ödülü’ne layık görüldü. Dünya’da hızla büyüyen İslamofobiyi Amerika’da bizzat yaşadığını söyleyen Çelik, belgeselinde kendini Müslüman olarak tanımlayan ve yaşam pratikleri birbirinden farklı üç kadının hikâyesini konu alıyor. Yönetmen, seçtiği kadınlardan bahsederken İslam’ın kapsayıcılığına, kuşatıcılığına vurgu yapıyor ve İslamofobinin yalnızca birbirimizi daha iyi anlamaya çalışma gayreti ile kırılabileceğine inanıyor. 
 
Oldukça iddialı, üç Müslüman kadının hikâyesini seyrediyoruz. İlk hikaye ile başlamak istiyorum; dokuz yaşında başını örten Sarah’nın hikayesi ile... Çocukluğunda annesinin Brooklyn’de Müslüman olduğu için yaşadığı aşağılayıcı tepkilere şahit olmuş, babasının kararıyla bir yıl evde eğitim görmüş bir kızın hikayesi. Bu durum Müslüman kadının sosyal hayatta yer bulma çabasının yeni değil, eski ve köklü bir durum olduğunu vurguluyor. Neden bu durumun altını çizmek istediniz?
Yedi yaşından beri dünyanın en “ilerici” ülkelerinden birinde yaşıyorum. 11 Eylül’den sonra bu ülkede Müslümanlara karşı çok şey değişti. O zamanlar küçüktüm, İngilizceyi bile daha yeni öğreniyorken insanların sırf dini inancım yüzünden bana karşı olduklarını hissedebiliyordum. Büyüdükçe bunu daha da iyi anladım. Birçok şeye tolerans gösterilen bir ülkede, dini inançları yüzünden insanlar aşağılanmaya devam ediyor. Hele de şeklen inandığı şeyi temsil ediyorsa... Amerika’da başörtülü Müslüman kadın olmak sürekli diğerlerinin gözlerinin üzerinde olduğunu kabul etmek demek. Bu yeni bir durum değil maalesef. Dünyadaki en büyük sorunlardan biri İslamofobi. Amerika’da özellikle 2016 seçimlerinden sonra Müslümanlara ve azınlık gruplara karşı artan saldırılar bu ülkedeki en önemli sorunlardan biri. Trump’ın Müslümanlar hakkında yaptığı yorumlardan sonra birçok ırkçı ve İslamofobiğin içindeki nefret duygusu onaylanmış oldu. Trump insanlara İslamafobiyi normal ve doğru bir şeymiş gibi hissettirdiği için bu durum devam ediyor. Bunun özellikle altını çizmek istedim çünkü Amerika’da her saldırı, her olay ilk Müslümanlara yükleniyor. İslam toplumu olarak bize düşen yük ağırlaşıyor. 
 
Sarah babasına yalvararak okula geri döndüğünü ancak babasının tahakkümünü devam ettirdiğini örnekler vererek anlatıyor. Hem içeride hem dışarıda süregelen bir çıkmazın içinde mi görmeliyiz Müslüman kadını?
Sarah bu durumda olan Müslüman kadınlar için bir örnek. Sarah’nın babası kendine göre korumacı yöntemlerini dinin bir parçasıymış gibi kullanıyor. Kur'an-ı Kerim’de kız çocukları okula gidemez diye bir ayet yok. Baba, kendi kontrol mekanizmasının Sarah üzerinde sağlamasını yapıyor. Bu durum yeni değil. Müslüman kadını kesinlikle bu çıkmazın içinde görmemeliyiz. Neden böyle olduğunu anlamaya çaba göstermeliyiz ve asla bu durumu doğru bir şey olarak açıklamamalıyız. Hiçbir müslüman kadın eğitim hakkından fedakârlık etmemeli. Bu bizim dinimizin bir parçası değil. 
 
Sarah, babasınınkiyle kendi jenerasyonu arasındaki farkın altını çizerken İslam’da sevgi, affedicilik gibi rahatlatıcı kavramlara vurgu yapıyor. Bu kısım üçüncü hikayenin kahramanı Shamika’nın cümlelerine bağlanıyor. O da sevginin gücüne vurgu yapıyor. Jenerasyon değiştikçe İslam’ın kendi pratiklerimizi kolaylaştıracak tarafları ile mi ilgileniyoruz?
Her insan, dini ne olursa olsun, içinde kendini rahatlatacak unsurlar arıyor. Seçtiği dinin kendi yaşam tarzına uygun olmasını istiyor ve içinde kendi hayatı ile uyumlu bir şeyler arıyor. Shamika’nın İslam'a bakış acısı çok güzel. Sürekli İslam'ın güzelliklerinden, affediciliğinden bahsediyor. İslamda kendine yer arıyor. İslam'ın içindeki güce, sevgiye inanıyor. Sanırım hangi jenerasyon olursa olsun, illaki herkes biraz da olsa kendini rahat hissetmek için, dinin kendi pratiklerini kolaylaştıran taraflarıyla ilgileniyor. Bu durumun İslamafobiye olumsuz bir katkısı olduğunu düşünmüyorum. İslam'ın affediciligini hatırlatıp, insanlara o yönlerini göstermek İslam karşıtı insanların duyması gereken şeyler. 
 
Shamika belgeseldeki en çarpıcı hikâyeye sahip. Diğer iki hikâyede Müslüman kadın İslam dünyası dışında kendine yer arayışındayken Shamika aslında İslam'ın içinde kendine yer arıyor. Bir tür monolog gibi seyrettiğimiz bir hikâye.
Shamika’nın hikâyesinin belgeselimde yer almasını istememin sebebi İslam'ın ne kadar kapsayıcı olduğunu göstermek. İslam’a arkasını dönmek yerine, içinde kendine yer arıyor. Bu durum çok özel bir şey. Önyargılı bir insan olmadığım için bu durumda kendimi karşıda konumluyormuş gibi hissetmiyorum. 
 
Annesi Hristiyan, babası Müslüman olan Nora kültürel değerlerin İslami değerleri nasıl dönüştürdüğünü vurguluyor. Başını örtme konusu bunun bir örneği... Ama daha çarpıcı olan şimdi babanın dediklerine yarın da kocanın dediklerine göre mi yaşayacaksın sorusuna verdiği “Hayır, ben özgürüm” cevabı. Genç Müslüman bir kadının bu bireysellige/güvene sahip olması Müslüman olmayan insanlara ne söylüyor?
Röportaj çekimlerinde Nora’nın bu cevabı en sevdiğim anlardan biriydi. Müslüman bir kadın olmak senin için ne demek diye sorduğumda bu cevabı vermişti ve kamera arkasında çok duygulanmıştım. Benim içinde aynı anlamı taşıyordu çünkü. Müslüman olmayanlara bence gücümüzü, bireyselligimizi gösteren çok güzel bir cevap bu. Medyada, ürkek ve sürekli ezilen olarak gösterilen Müslüman kadının gerçek gücünü vurguluyor Nora.
 
 
(Söyleşinin tamamını Hayal Perdesi’nin 63. sayısında okuyabilirsiniz.)
ARKADAŞINA GÖNDER:
Ad Soyad:
Email Adresiniz:
Arkadaş(lar)ınızın Email Adresi:

birden fazla email adresi yazacaksanız boşluk ile ayırmalısınız.
NOTUNUZ:
Bilim ve Sanat VakfıKüre YayınlarıKlasik Yayınlarıİstanbul Şehir Üniversitesi
Hayal Perdesi © 2010 - [email protected] Yayımlanan malzemenin bütün hakları Hayal Perdesi’ne aittir. Kaynak göstererek alıntılanabilir. Yazıların sorumluluğu yazarlarına, reklamların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir..